Uluslararası arenadan 150’den fazla aydın, akademisyen ve sanatçı, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Rojava bölgesine yönelik askeri operasyonları kınayan ve bölgenin demokratik özerklik modelini destekleyen güçlü bir deklarasyon yayımladı. Türkiye, Almanya, İngiltere, ABD, İtalya, İspanya, Fransa, Brezilya gibi farklı ülkelerden gelen imzacıların ortak bildirisinde, Rojava “anti-kapitalist, demokratik ve ekolojik bir toplumsal devrim” olarak nitelendirildi ve bölgenin Suriye’nin geleceği için taşıdığı umut vurgulandı.
Deklarasyon, özellikle Türkiye’nin bölgedeki “Zeytin Dalı” (2018) ve “Barış Pınarı” (2019) harekatlarının, Rojava’da inşa edilen özerk yönetim modelini hedef aldığını ve bölgenin demografik yapısını değiştirmeyi amaçladığını öne sürdü. Bu harekatların, yerel halkın kendi kaderini tayin hakkını ve demokratik kazanımlarını tehdit ettiği belirtildi.
Rojava Modeli: Kadın Özgürlüğü ve Etnik Çeşitlilik
Bildiride, Rojava’da kadınların özgürleşmesi, halkların kendi kendini yönetme ilkesi ve etnik ile dinsel çeşitliliğin korunmasına yönelik atılan adımlar ön plana çıkarıldı. Ortadoğu’nun sorunlu coğrafyasında, farklı inanç ve etnik kökenlere sahip toplulukların barış içinde bir arada yaşamını sağlayan bir model olarak sunulan Rojava, ayrıca IŞİD’e karşı küresel mücadelede kritik bir rol oynayan güç olarak da tanımlandı.
- Kadın Özgürlüğü: Kadınların toplumsal yaşamda ve yönetimde edindiği öncü roller vurgulandı.
- Demokratik Özerklik: Yerel halkın doğrudan katılımıyla işleyen bir yönetim anlayışının başarıyla uygulandığı belirtildi.
- Etnik ve Dini Çeşitlilik: Bölgedeki farklı inanç ve etnik grupların haklarının güvence altına alındığı ve ortak yaşam kültürünün geliştirildiği ifade edildi.
- IŞİD ile Mücadele: Aşırılık yanlısı terör örgütü IŞİD’e karşı verilen mücadelede Rojava güçlerinin belirleyici rolüne dikkat çekildi.
Uluslararası Dayanışma Çağrısı ve Talepler
Deklarasyon, 2014 yılında IŞİD’e karşı verilen Kobane direnişinin uluslararası bir dayanışma örneği teşkil ettiğini hatırlattı. Bu direnişin, dünyanın dört bir yanından destek gördüğü ve Rojava’nın direniş ruhunu simgelediği belirtildi. Bildiride, uluslararası topluma Rojava ile güçlü bir dayanışma sergileme çağrısı yapılarak, bölgenin geleceği için somut talepler dile getirildi:
- Türkiye’nin Rojava’daki askeri işgaline derhal son verilmesi.
- Rojava halkının kendi kaderini tayin hakkının uluslararası düzeyde tanınması ve desteklenmesi.
- Bölgenin demokratik özerklik modeline saygı duyulması ve uluslararası hukuk çerçevesinde korunması.
Orta Doğu İçin Yeni Bir Umut
İmzacı aydınlar, Rojava’nın sadece Suriye için değil, tüm Orta Doğu coğrafyası için demokratik ve sosyalist bir geleceğin umudu olduğunu ifade etti. Bölgedeki mevcut siyasi ve sosyal yapının dönüşümü için bir model teşkil ettiğine inandıklarını belirten deklarasyon, Rojava devriminin kalıcı ve barışçıl bir çözüm için bir fırsat sunduğunu vurguladı.
