On yılı aşkın süredir devam eden iç savaşın ardından Suriye, bölgesel ve uluslararası güçlerin rekabet sahasına dönüşmüş durumda. Ülkenin kaderi, ABD’den Rusya ve İran’a, Türkiye’den bölgesel aktörlere kadar birçok devletin farklı çıkarları doğrultusunda şekillenmeye çalışılırken, bu karmaşık jeopolitik mücadele Suriye’nin geleceğini daha da belirsiz hale getiriyor.
Washington’dan Moskova’ya ve Tahran’a uzanan nüfuz alanları, Suriye’yi fiilen bölünmüş bir yapıya büründürmüş durumda. Bu durum, yalnızca siyasi çözüm arayışlarını çıkmaza sokmakla kalmıyor, aynı zamanda milyonlarca sivilin yaşamını doğrudan etkileyen insani krizin derinleşmesine de yol açıyor. Bölgede artan gerilimler, yeni çatışma potansiyellerini de beraberinde getiriyor.
Suriye’de Kimler Ne İstiyor? Büyük Güçlerin Nüfuz Mücadelesi
Suriye’deki aktörlerin ve onların hedeflerinin çeşitliliği, ülkedeki durumu açıklayan anahtar faktörlerden biri.
ABD’nin Suriye Politikası: DEAŞ ile Mücadele ve İran’ı Çevreleme
- Nerede ve Ne Yapıyor: ABD, Fırat’ın doğusundaki bölgelerde askeri varlığını sürdürüyor. Buradaki temel ortakları, terör örgütü PKK/YPG’nin uzantısı olan SDG güçleri.
- Ana Hedefler: Birincil hedef, DEAŞ terör örgütünün yeniden canlanmasını engellemek. İkincil olarak ise İran’ın bölgedeki nüfuzunu sınırlamak ve Suriye’yi Lübnan’a bağlayan “kara köprüsünü” kontrol altında tutmak olarak belirlenmiş durumda.
- Ekonomik Baskı: ABD, Suriye rejimine yönelik, özellikle Caesar Yasası kapsamında ağır ekonomik yaptırımlar uygulayarak siyasi değişimi teşvik etmeyi amaçlıyor. Ancak bu yaptırımlar, ülkedeki insani durumu daha da kötüleştirdiği eleştirilerine maruz kalıyor.
Rusya’nın Stratejisi: Rejimi Koruma ve Bölgesel Etkiyi Güçlendirme
- Nerede ve Ne Yapıyor: Rusya, 2015’ten bu yana Beşar Esad rejiminin en büyük destekçisi olarak sahada ve diplomatik arenada merkezi bir rol oynuyor. Hava kuvvetleri ve askeri danışmanlarıyla rejimin ayakta kalmasında kilit rol oynadı.
- Ana Hedefler: Esad rejiminin siyasi ve askeri varlığını garanti altına almak, Akdeniz’deki askeri üslerini (Tartus ve Hmeymim) korumak ve Ortadoğu’daki stratejik etkisini pekiştirmek.
- Diplomatik Rol: Rusya, Astana Süreci gibi platformlarda Türkiye ve İran ile birlikte hareket ederek diplomatik çözümlere aracılık etmeye çalışıyor, ancak bu süreçler siyasi bir ilerleme sağlayamadı.
İran’ın Suriye’deki Varlığı: Mezhepsel ve Stratejik Genişleme
- Nerede ve Ne Yapıyor: İran, Suriye’de askeri, ekonomik ve kültürel varlığını istikrarlı bir şekilde artırıyor. Özellikle Irak üzerinden Suriye’ye geçiş yollarını ve Lübnan’daki Hizbullah’a desteğini sürdürüyor.
- Ana Hedefler: Mezhepsel ve ideolojik nüfuzunu genişletmek, Suriye’yi “direniş ekseninin” önemli bir parçası olarak görmek ve İsrail’e karşı stratejik bir derinlik oluşturmak.
- Bölgesel Etki: İran destekli milis güçleri, Suriye’nin farklı bölgelerinde etkin bir varlığa sahip olup, ülkenin iç güvenlik yapısında önemli bir faktör haline gelmiş durumda.
Türkiye’nin Suriye Politikası: Sınır Güvenliği ve Terörle Mücadele
- Nerede ve Ne Yapıyor: Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatları gibi sınır ötesi operasyonlar düzenledi. Halihazırda Fırat’ın kuzeyinde güvenli bölgeler oluşturmuş durumda.
- Ana Hedefler: Sınır güvenliğini sağlamak, PKK/YPG gibi terör örgütlerinin Türkiye’ye yönelik tehditlerini bertaraf etmek ve Suriyeli mültecilerin gönüllü ve güvenli geri dönüşü için uygun koşulları oluşturmak.
- Gerilim Kaynakları: ABD’nin YPG’ye desteği ve İran’ın bölgedeki artan etkisi, Türkiye’nin Suriye politikasında önemli endişe kaynakları olmaya devam ediyor.
Suriye’de İnsani Kriz ve Siyasi Çözüm İmkansızlığı
Ülkedeki bu karmaşık çıkar çatışmaları, Suriye halkı için derinleşen bir insani krize yol açıyor. Milyonlarca insan yerinden edildi, temel hizmetlere erişim kısıtlı ve ekonomik durum her geçen gün kötüleşiyor.
- İnsani Durum: Gıda, barınma, sağlık ve eğitim gibi temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Birleşmiş Milletler’in yardım çabaları, siyasi engeller ve çatışmalar nedeniyle kısıtlı kalıyor.
- Siyasi Çözüm Arayışları: BM öncülüğündeki Cenevre Süreci ve Türkiye, Rusya, İran’ın yürüttüğü Astana Süreci, bugüne kadar kalıcı bir siyasi çözüme ulaşamadı. Suriye Anayasa Komitesi’nin çalışmaları da tıkalı durumda.
Suriye, küresel ve bölgesel güçlerin adeta bir satranç tahtasına dönüştüğü bir coğrafya olarak kalmaya devam ediyor. Tarafların uzlaşmaz pozisyonları ve kendi çıkarlarını ön planda tutan yaklaşımları, yakın gelecekte ülkenin kaderinde belirgin bir iyileşme beklentisini zayıflatıyor.
