1. Haberler
  2. Dünya
  3. Suriye’de Fırtına Dinmiyor: Çözümsüzlüğün Anatomisi

Suriye’de Fırtına Dinmiyor: Çözümsüzlüğün Anatomisi

On yılı aşkın iç savaş sonrası Suriye, ABD, Rusya, İran ve Türkiye gibi küresel güçlerin rekabet alanı olmaya devam ederek kalıcı barış umudunu belirsizleştiriyor.

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Suriye, on yılı aşkın süredir devam eden iç savaşın ardından hâlâ bölgesel ve küresel güçlerin hesaplaşma arenası olmaya devam ediyor. Ülkenin kaderi, uluslararası aktörlerin karmaşık çıkarları ve vekâlet savaşları arasında sıkışıp kalırken, kalıcı bir barış ve istikrar umudu giderek belirsizleşiyor. Halihazırda var olan durum, ülkenin bölünmüşlüğünü ve insani krizi derinleştirirken, her bir aktör kendi stratejik hedeflerini maksimize etmeye çalışıyor.

Suriye toprakları, ABD, Rusya, İran, Türkiye ve İsrail gibi büyük güçlerin askeri varlıklarının ve siyasi etkilerinin iç içe geçtiği bir labirente dönüşmüş durumda. Bu aktörlerin her biri, kendi güvenlik kaygılarını, ideolojik hedeflerini ve bölgesel hegemonyalarını koruma güdüsüyle hareket ediyor. Bu çok katmanlı yapı, sahada sürekli değişen dengeler ve yeni çatışma potansiyelleri yaratıyor.

Büyük Güçlerin Suriye Satrancı

ABD’nin Bölgedeki Rolü

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Fırat’ın doğusunda, terör örgütü DEAŞ ile mücadele bahanesiyle YPG öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile ittifakını sürdürüyor. Petrol yataklarının bulunduğu bu bölgedeki varlığını koruyan ABD, aynı zamanda İran ve Rusya’nın etkisini dengeleme amacı taşıyor. Ancak bu durum, Türkiye ile ABD arasında YPG’nin statüsü konusunda ciddi anlaşmazlıklara yol açıyor.

Rusya ve Rejimin Kalıcı Destekçiliği

Rusya, Beşar Esad rejiminin en büyük destekçisi olarak Suriye’deki askeri varlığını (Hmeymim Hava Üssü ve Tartus Deniz Üssü) güçlendirmiş durumda. Ülkenin büyük bir kısmında rejimin kontrolünü pekiştiren Moskova, Batı’nın muhaliflere yönelik desteğini engellemiş ve kendi bölgesel nüfuzunu artırmıştır. Rusya, Esad’ın meşruiyetini uluslararası alanda yeniden tesis etme çabasında önemli bir rol oynuyor.

İran’ın Stratejik Koridoru

İran, Suriye’yi Lübnan ve Akdeniz’e ulaşan stratejik bir kara koridorunun parçası olarak görüyor. Rejim güçlerine verdiği destekle bölgedeki Şii hilalini güçlendirmeye çalışan İran, aynı zamanda İsrail karşıtı gruplarla olan bağlantılarını da koruyor. İran destekli milislerin Suriye’deki varlığı, İsrail’in sık sık hava saldırıları düzenlemesine neden oluyor.

Türkiye’nin Güvenlik Endişeleri

Türkiye, güney sınırında bir terör koridoru oluşmasını engellemek amacıyla Suriye’nin kuzeyinde askeri operasyonlar düzenlemiş ve güvenli bölgeler oluşturmuştur. YPG’yi terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı olarak gören Ankara, bu bölgelerde istikrarı sağlamaya ve mülteci geri dönüşlerini desteklemeye çalışıyor. İdlib’deki varlığıyla da çatışmasızlık bölgelerindeki durumu dengelemeye uğraşıyor.

İsrail’in Hava Saldırıları

İsrail, Suriye topraklarında İran destekli milislere ve Hizbullah’a silah transferlerini engellemek amacıyla düzenli olarak hava saldırıları gerçekleştiriyor. Esad rejimini bu konuda sorumlu tutan İsrail, kendi ulusal güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı proaktif bir politika izliyor.

Saha Durumu ve İnsani Kriz

İdlib: Son Kale ve İnsani Dram

Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib, muhaliflerin kontrolündeki son büyük bölge olup, Hayat Tahrir Şam (HTŞ) gibi radikal grupların etkisi altındadır. Rejim ve Rusya’nın sürekli saldırı tehdidi altında olan bu bölge, milyonlarca yerinden edilmiş insanın sığındığı bir yer olup, ciddi bir insani krize sahne olmaktadır. Türkiye, Rusya ile yaptığı anlaşmalarla bölgedeki gerilimi düşürmeye çalışsa da, durum oldukça kırılgandır.

Fırat’ın Doğusu ve Kürt Güçleri

Fırat Nehri’nin doğusu, ABD desteğindeki SDG’nin kontrolünde olup, ülkenin petrol kaynaklarının önemli bir kısmına ev sahipliği yapıyor. Bu bölgedeki özerk yönetim çabaları, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve Türkiye’nin güvenlik endişeleri açısından önemli tartışmaları beraberinde getiriyor.

Mülteci Krizi ve Bölgesel Yansımalar

Suriye iç savaşı, dünya tarihinin en büyük mülteci krizlerinden birine yol açmıştır. Milyonlarca Suriyeli komşu ülkelere, özellikle Türkiye’ye sığınırken, Avrupa’ya da büyük göç dalgaları yaşanmıştır. Bu durum, hem ev sahibi ülkeler üzerinde sosyal ve ekonomik yükler yaratmakta hem de uluslararası toplumun insani sorumluluklarını gözler önüne sermektedir.

Çözüme Ulaşılamayan Bir Denklem

Suriye’deki krizin kalıcı bir çözüme ulaşamaması, uluslararası toplumun bölünmüşlüğü ve BMGK’daki büyük güçlerin veto haklarından kaynaklanmaktadır. Her ülke kendi çıkarlarını ön planda tuttuğu için ortak bir yol haritası üzerinde anlaşılamıyor. Cenevre süreci gibi diplomatik girişimler sonuçsuz kalırken, Suriye halkının acıları artarak devam ediyor.

Suriye, yakın gelecekte de bölgesel ve küresel güçlerin rekabet alanı olmaya devam edecek gibi görünüyor. Ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğü kağıt üzerinde kalsa da, sahada çok sayıda aktörün fiili kontrolü devam etmektedir. Bu durum, sadece Suriye halkı için değil, tüm bölge için uzun vadeli istikrarsızlık ve çatışma risklerini beraberinde getirmektedir.

Suriye’de Fırtına Dinmiyor: Çözümsüzlüğün Anatomisi
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dizi izle Erotik FilmlerDizi izleankara escort ankara escort eryaman escort eryaman escort Antalya Seo tesbih ankara escort Çankaya escortKızılay escortOtele gelen escortAnkara rus escort
HD Film izlegeyve haber Film izle Hemen indir WordPress Temalarkaynarca Haber ferizli Haber Dizi izle
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin