1. Haberler
  2. Siyaset
  3. SDG’nin Çöküşü: Stratejik Hatalar ve Değişen Dengeler

SDG’nin Çöküşü: Stratejik Hatalar ve Değişen Dengeler

ABD çekilmesi, Türkiye operasyonları ve YPG'nin PKK bağları nedeniyle stratejik hatalar yapan Suriye Demokratik Güçleri (SDG), ciddi bir çöküş sürecine girdi.

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Suriye Demokratik Güçleri (SDG), DEAŞ ile mücadelede Batılı koalisyonun önemli bir müttefiki olarak öne çıksa da, son dönemde yaşadığı stratejik hatalar ve değişen bölgesel dinamikler nedeniyle ciddi bir çöküş sürecine girmiştir. Bu düşüşün temel nedenleri arasında, başta ABD’nin bölgeden kısmi çekilmesiyle ortaya çıkan güvenlik boşluğu, Türkiye’nin kararlı askeri operasyonları ve SDG’nin ana omurgasını oluşturan YPG’nin PKK ile olan organik bağlarının getirdiği uluslararası meşruiyet sorunları yer almaktadır. Ayrıca, Esad rejimi ve Rusya ile kalıcı bir uzlaşı sağlayamaması da SDG’nin mevcut kırılganlığını artırmıştır.

SDG’nin bu zorlu sürece sürüklenmesinde, bölgenin karmaşık jeopolitik yapısını yanlış okuma ve stratejik öncelikleri belirlemede yapılan hatalar belirleyici olmuştur. Özellikle ABD’nin desteğine aşırı güvenilmesi, Ankara’nın güvenlik endişelerini hafife alması ve Şam ile Moskova ile ilişkileri derinleştirememesi, bugün karşı karşıya kaldığı tablonun ana mimarlarıdır.

Yanlış İliklenen Düğmeler: ABD Desteğine Aşırı Güven

SDG’nin en büyük stratejik hatalarından biri, ABD’nin Suriye’deki varlığının ve desteğinin kalıcılığına dair yanlış hesaplamalar yapmasıydı. Uzun süre boyunca Washington’dan gelen siyasi ve askeri desteğe bel bağlayan SDG, ABD’nin olası bir çekilme senaryosuna karşı yeterli alternatif planlar geliştiremedi. Eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde ilan edilen çekilme kararı, bu stratejik zafiyetin en somut göstergesi oldu. Her ne kadar çekilme kısmen gerçekleşse de, ABD’nin desteğinin değişkenliği ve bölgedeki askeri angajmanının sınırları, SDG’yi savunmasız bıraktı. Bu durum, SDG’nin geleceğini tek bir dış güce endekslemesinin ağır sonuçlarını ortaya koydu.

Türkiye’nin Kararlı Operasyonları ve Bölgesel Güvenlik Kuşağı

SDG’nin düşüşündeki bir diğer kilit faktör, Türkiye’nin güvenlik endişelerine karşılık geliştirdiği kararlı askeri operasyonlardır. Ankara, YPG’yi PKK’nın Suriye kolu olarak görmekte ve sınır güvenliği için tehdit olarak algılamaktadır. Bu bağlamda, Türkiye’nin Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve özellikle Barış Pınarı Harekatı gibi operasyonları, SDG’nin kontrolündeki geniş coğrafyayı daraltmış, lojistik hatlarını kesmiş ve idari kapasitesine ağır darbeler vurmuştur. Barış Pınarı Harekatı, SDG’nin bölgesel etki alanını önemli ölçüde küçülterek, uluslararası alandaki konumunu daha da zayıflatmıştır. Bu operasyonlar, SDG’nin kuzey sınır hattında bir “terör koridoru” oluşturma hevesini sona erdirmiştir.

PKK Bağlantısı ve Uluslararası Meşruiyet Krizi

SDG’nin ana omurgasını oluşturan YPG’nin PKK ile olan güçlü bağları, uluslararası alanda sürekli bir meşruiyet sorununa yol açmıştır. Türkiye ve NATO’nun bazı üyeleri tarafından terör örgütü olarak kabul edilen PKK ile olan ilişkisi, SDG’nin Batı’daki bazı destekçileri arasında bile soru işaretleri yaratmıştır. Bu durum, SDG’nin kapsamlı uluslararası tanınma ve destek elde etmesinin önündeki en büyük engellerden biri olmuştur. PKK’nın etkisi, SDG’nin bölgesel aktörlerle (özellikle Arap aşiretleri ve diğer Suriyeli muhalif gruplar) daha geniş bir koalisyon kurma potansiyelini de zayıflatmış, içsel ayrışmaları körüklemiştir.

Şam ve Moskova ile İlişkilerdeki Çıkmaz

SDG’nin bir diğer stratejik hatası, Şam’daki Esad rejimi ve bölgedeki en önemli aktörlerden biri olan Rusya ile kalıcı ve güvenilir bir siyasi uzlaşı sağlayamamasıdır. ABD desteğine bağımlılık, SDG’yi bu kritik aktörlerle masaya oturma konusunda isteksiz hale getirmiş veya elini zayıflatmıştır. Esad rejimi, Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunduğu için SDG’nin özerklik taleplerine sıcak bakmamış, Rusya ise Ankara ve Şam ile olan ilişkilerini SDG uğruna riske atmaktan kaçınmıştır. Bu durum, SDG’yi hem kuzeyden Türkiye’nin operasyonları hem de güneyden rejim güçlerinin potansiyel baskısı altında kalmasına yol açmış, siyasi manevra alanını daraltmıştır.

SDG Neden Çöküşe Sürüklendi?

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) çöküşe sürüklenmesinin ardında birden fazla faktör bulunmaktadır. Başlıca nedenler arasında, ABD’nin bölgeden kısmi çekilme kararı ve bu durumun yarattığı güvenlik boşluğu, Türkiye’nin Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve özellikle Barış Pınarı Harekatı gibi sınır ötesi operasyonlarıyla SDG’nin kontrolündeki bölgeleri daraltması yer alır. Ayrıca, SDG’nin ana omurgasını oluşturan YPG’nin PKK ile olan organik bağları nedeniyle uluslararası alanda yaşadığı meşruiyet sorunları, Esad rejimi ve Rusya ile kalıcı bir siyasi uzlaşı sağlayamaması ve bölge halkından beklediği geniş desteği konsolide edememesi de bu düşüşte kritik rol oynamıştır. Yanlış stratejik hesaplamalar ve değişen jeopolitik koşullara adaptasyonda yaşanan yetersizlikler, SDG’yi mevcut kırılgan durumuna sürüklemiştir.

SDG’nin Çöküşü: Stratejik Hatalar ve Değişen Dengeler
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dizi izle Erotik FilmlerDizi izleankara escort ankara escort eryaman escort eryaman escort Antalya Seo tesbih ankara escort Çankaya escortKızılay escortOtele gelen escortAnkara rus escort
HD Film izlegeyve haber Film izle Hemen indir WordPress Temalarkaynarca Haber ferizli Haber Dizi izle
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin