Küba, ABD’nin yıllardır süregelen ekonomik, ticari ve finansal ablukası nedeniyle ciddi zorluklarla mücadele ederken, uluslararası arenada yalnız olmadığını güçlü bir şekilde gösteriyor. Birleşmiş Milletler’den çeşitli ülkelere ve sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir yelpazeden yükselen dayanışma sesleri, Havana üzerindeki baskının hafifletilmesi çağrısında bulunuyor.
ABD’nin Küba’ya yönelik ablukası, özellikle Donald Trump yönetimi döneminde artan yaptırımlarla daha da ağırlaştı ve Joe Biden yönetimi altında da devam etti. Bu ambargo, ada ülkesinin gıda, ilaç, tıbbi malzeme ve yakıt gibi temel ihtiyaçlara erişimini ciddi şekilde kısıtlıyor, ülke ekonomisini ve halkın günlük yaşamını derinden etkiliyor.
Pandemi koşulları altında bu kısıtlamalar, Küba’nın sağlık sistemini daha da kırılgan hale getirdi. Hayati ilaçlara, solunum cihazlarına, oksijen konsantratörlerine ve hatta temel hijyen ürünlerine dahi erişim büyük bir sorun teşkil ediyor. Ancak bu zorluklara rağmen Küba, kendi aşılarını geliştirme ve uluslararası arenada sağlık yardımı sunma kapasitesini sürdürdü.
BM’den Net Mesaj: Abluka Kalksın
- Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, her yıl olduğu gibi geçtiğimiz dönemde de ABD’nin Küba’ya uyguladığı ablukaya son verilmesi çağrısında bulunan kararı ezici bir çoğunlukla kabul etti. Tam 29. kez oylanan bu karar, uluslararası toplumun bu politikaya yönelik genel hoşnutsuzluğunu gözler önüne serdi.
- 184 ülkenin ‘evet’ oyu kullandığı oylamada, yalnızca ABD ve İsrail ‘hayır’ derken, Kolombiya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ukrayna çekimser kaldı. Bu sonuç, ablukanın uluslararası hukuk ve insani değerlerle çeliştiği yönündeki küresel kanıyı pekiştirdi.
Kimler Destek Veriyor? Küresel Dayanışma Ağları
Küba ile dayanışma yalnızca BM kararlarıyla sınırlı değil; dünya genelindeki çeşitli ülkeler ve sivil toplum kuruluşları da somut adımlar atıyor.
Yardım Konvoyları ve Tıbbi Destek
- ABD içindeki barış örgütleri, Miami’den Washington’a uzanan yardım konvoyları düzenleyerek kendi hükümetlerine ablukayı kaldırma çağrısı yapıyor. ‘Unblock Cuba’ (Küba’nın Ablukasını Kaldırın) gibi hareketler, kamuoyunun dikkatini bu insani krize çekmeyi hedefliyor.
- ABD, Kanada ve Avrupa Birliği’nden doktorlar ve sağlık çalışanlarından oluşan ‘Doctors for Cuba’ (Küba İçin Doktorlar) girişimi, ada ülkesine hayati ilaç ve tıbbi malzeme desteği sağlıyor. Almanya’dan Küba’ya gönderilen şırınga yardımı, Avrupa’dan gelen somut desteklerden sadece biri.
- Rusya ve Çin gibi büyük güçler, Küba’ya gıda, yakıt ve tıbbi yardım ulaştırarak dayanışma sergiliyor. Venezuela ve Bolivya gibi Latin Amerika ülkeleri de komşularının yanında duruyor.
Küba’nın Uluslararası Katkıları
Ablukaya rağmen Küba’nın kendi sağlık altyapısını geliştirmesi ve uluslararası insani yardımlara katılması dikkat çekici. COVID-19 pandemisi sırasında Küba, İtalya, İngiltere ve Fransa gibi gelişmiş ülkelere bile sağlık tugayları göndererek uluslararası dayanışmanın en güçlü örneklerinden birini sergiledi.
Ablukanın Sonu: Uluslararası Toplumun Beklentisi
Uluslararası toplumun büyük bir kısmı, ABD’nin Küba’ya yönelik ablukasına bir an önce son vermesi, Guantanamo Üssü’nü Küba’ya iade etmesi ve iki ülke arasındaki normalleşme sürecini başlatması gerektiği konusunda hemfikir. Küba halkının insani ihtiyaçlarının karşılanması ve ülkenin egemenliğine saygı duyulması, küresel barış ve işbirliği için kritik bir adım olarak görülüyor.
Bu güçlü uluslararası destek, Küba’nın yalnız olmadığını ve ABD politikasının uluslararası normlara aykırı bulunduğunu bir kez daha tescilliyor. Havana, bu dayanışma ile ablukayı aşma mücadelesini sürdürmeye kararlı.
