İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye’nin Venezuela krizindeki duruşunu sert bir dille eleştirdi. İmamoğlu, dış politikada ülkenin sesinin ve gücünün “cılız çıktığını” belirterek, Türkiye’nin demokrasi ve milli iradeden yana net bir tavır sergilemesi gerektiğini vurguladı.
Ankara’daki yerel seçim çalışmaları kapsamında Etimesgut’ta düzenlenen kampanya lansmanına katılan İmamoğlu, ulusal çıkarları ve egemenliği esas alan bir dış politika anlayışının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin darbeye karşı duruşunun ve demokrasiye olan bağlılığının sorgulanamaz olması gerektiğini savundu.
İmamoğlu’ndan Dış Politika Vurgusu: Kim Ne Dedi?
CHP’nin Etimesgut Belediye Başkan adayı Erdal Beşikçioğlu’nun seçim kampanyası açılışında konuşan Ekrem İmamoğlu, Türkiye’nin dış politikadaki mevcut yaklaşımını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
- “Diplomasinin ve güçlü bir siyasetin milletin bütün unsurlarıyla ele alınmasıyla bir dış politika süreci yürütmek zorundasınız. Ülkenin çıkarlarını ilgilendiren, devletin çıkarlarını ilgilendiren meseleleri kişisel dostluklarla veya kişisel farklı yaklaşımlarla çözemezsiniz.”
- İmamoğlu, bu bağlamda Venezuela örneğini vererek, “Demokrasiden ve millet iradesinden yana olmak zorundasın. Darbeye karşı olmak zorundasın. Türkiye’nin sesi, gücü cılız çıkmıştır dış politikada” değerlendirmesinde bulundu.
- Türkiye’nin, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu devletin çıkarlarını esas alan bir dış politika izlemesi gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, “Büyük elçilikler kapatılmaz, büyük elçilikler işlevsiz hale getirilmez. Tam aksine, ülkenin menfaatlerini esas alan bir anlayışla diplomatik güç sahada her an hazır bulunur” sözleriyle mevcut durumu eleştirdi.
Neden Önemli? Venezuela ve Türkiye İlişkisi
Ekrem İmamoğlu’nun Venezuela çıkışı, Türkiye’nin son yıllardaki dış politikadaki bazı adımlarına yönelik muhalefet cephesinden gelen eleştirilerin bir devamı niteliğinde. Özellikle Venezuela’daki siyasi istikrarsızlık döneminde, Türkiye’nin mevcut hükümeti Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya güçlü destek vermişti. Muhalefet ise bu duruşu, Batı ülkelerinin büyük çoğunluğuyla ters düşmek ve Türkiye’nin geleneksel dış politika ilkelerinden sapmak olarak yorumlamıştı.
- Demokrasi ve İrade Vurgusu: İmamoğlu, konuşmasında demokrasinin ve milli iradenin önemini sıkça vurgulayarak, Türkiye’nin hangi siyasi krizde olursa olsun darbeye karşı durması ve demokrasiyi savunması gerektiğini savundu.
- Ulusal Çıkarların Önceliği: Dış politikanın kişisel ilişkilerle değil, ülkenin ve devletin çıkarları temelinde yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu yaklaşım, Türk dış politikasının “eksen kayması” iddialarına yönelik muhalefetin genel duruşuyla örtüşüyor.
Yerel Seçim ve Genel Gidişat
İmamoğlu, Ankara ziyaretinde Kırıkkale ve Çankırı’ya da gideceğini belirterek, yerel seçimlerin sadece belediye başkanlığı seçimi olmanın ötesinde bir anlam taşıdığını ifade etti. Sandığın, milletin en güçlü sözünü söylediği yer olduğunu hatırlatan İmamoğlu, “Bu cılız ses, bu beceriksizlik, bu maalesef iktidarın bugünkü tavrı ülkemizi üzmektedir. Onun için 31 Mart’ta milletimiz bu sürece en güçlü cevabı verecektir” diyerek seçmenlere mesaj verdi.
İmamoğlu’nun bu çıkışı, yaklaşan yerel seçimler öncesinde muhalefetin dış politika üzerinden hükümeti eleştiri stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Seçim kampanyalarında iç siyasetin yanı sıra dış politika konularının da gündemde kalmaya devam etmesi bekleniyor.















