Antalya siyasetinde uzun süredir fısıltı gazetelerinde dolaşan ve resmi süreçlerin ötesinde kişisel ilişkilerin ve informal etkileşimin gücünü işaret eden bir kavram var: “Okey masası” metaforu. Peki, gerçekten de Antalya siyasetinin taşları bu informal masalarda mı döşendi? Özellikle AK Parti’nin 2019 yerel seçimleri öncesindeki aday belirleme süreçleri ve parti içi dinamikleri mercek altına alındığında, bu sorunun cevabı “evet”e oldukça yakın bir tablo çiziyor.
Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in, mevcut Başkan Muhittin Böcek karşısında yaşadığı hezimetin ardında, sadece seçmen tercihleri değil, aynı zamanda parti içi güç mücadeleleri, aday belirleme süreçlerindeki şeffaflık eksikliği ve kararların dar bir çevrede alınması gibi faktörlerin yattığı iddia ediliyor. Bu durum, Antalya’daki siyasi tablonun, kamuoyundan ve parti tabanından uzak şekillendiği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Antalya Siyasetinde “Okey Masası” Etkisi Nedir?
“Okey masası” metaforu, Antalya siyasetinde, resmi görevlendirmelerin ve parti tüzüğüne uygun işleyişin aksine, daha çok kişisel network’ler, kadim dostluklar ve kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklarla siyasi pozisyonların belirlendiği bir süreci ifade ediyor. Bu yaklaşım, liyakat ve tabanın sesinden ziyade, bireysel çıkarların ve dar grupların etkisinin ön planda olduğu bir siyaset anlayışına işaret ediyor. Özellikle büyükşehir belediye başkanlığı gibi kritik makamların aday belirleme süreçlerinde bu tür informal yöntemlerin etkili olduğu dile getiriliyor.
2019 Yerel Seçimlerinde Neler Yaşandı?
Menderes Türel Dönemi ve Seçim Kaybı
2019 yerel seçimleri, AK Parti için Antalya’da büyük bir dönüm noktası oldu. Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, yaklaşık %54 oy oranıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı Muhittin Böcek karşısında önemli bir farkla mağlup oldu. Bu sonuç, AK Parti’nin 2004’ten bu yana yönettiği Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni kaybetmesi anlamına geliyordu. Kaybın nedenleri arasında, Türel’in yönetimine yönelik genel memnuniyetsizlik, ekonomik koşullar ve parti içi dinamikler önemli yer tutuyordu.
AK Parti İçindeki Çatlaklar: Kimler Etkili Oldu?
Seçim yenilgisine giden süreçte AK Parti Antalya teşkilatında ciddi iç çatışmalar yaşandığı biliniyor. Özellikle dönemin AK Parti İl Başkanı Ahmet Aydın’ın, Menderes Türel’in ekibiyle yaşadığı anlaşmazlıklar sonucunda görevinden ayrılmak zorunda kalması, parti içindeki gerilimi su yüzüne çıkarmıştı. Aydın’ın, Türel’in yakın çevresinde yer alan ve siyasi kararlarda etkili olduğu belirtilen isimlerle (özellikle eski Milletvekili Osman Akcan) yaşadığı sürtüşmeler, il başkanlığı görevinden istifasına neden olmuştu. Bu durum, partinin tabanından gelen seslerin, dar bir zümrenin etkisiyle geri planda kaldığı algısını pekiştirmişti. Aydın’ın yerine, Menderes Türel’e yakın bir isim olan İbrahim Ethem Taş’ın getirilmesi de bu iç dinamiklerin bir yansıması olarak yorumlanmıştı.
Neden Antalya Kaybedildi: Parti İçi Dinamiklerin Rolü
Antalya’nın kaybedilmesinde, parti içi aday belirleme süreçlerinin şeffaflıktan uzak olması ve tabanın sesine yeterince kulak verilmemesi önemli bir rol oynadığı iddia ediliyor. Partili üyelerin ve delegelerin Ankara’daki genel merkez kongrelerinde sadece “el kaldıran” konumunda bırakıldığı, asıl kararların ise belli isimler tarafından belirlendiği eleştirileri dile getirilmişti. Ayrıca, Suriye ve Afganistan kökenli sığınmacıların kentteki yoğunluğu ve bu konudaki kamuoyu rahatsızlığının da seçmen davranışları üzerinde etkili olduğu belirtilmişti. Türel’in çevresinin daraldığı ve bu durumun hem parti içindeki motivasyonu düşürdüğü hem de kamuoyu ile bağlarını zayıflattığı ifade ediliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mesajları ve Antalya
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çeşitli platformlarda yaptığı “metal yorgunluğu”, “koltukta oturan değil, koşan siyasetçi”, “halkla arasına mesafe koyanlar” gibi açıklamalar, Antalya’daki bu iç çatışmalar ve seçim yenilgisi bağlamında değerlendirilmişti. Erdoğan’ın bu uyarılarının, özellikle 2019 öncesi Antalya teşkilatındaki yönetim anlayışına ve aday belirleme süreçlerine yönelik bir mesaj niteliği taşıdığı yorumları yapılmıştı. Bu durum, parti liderliğinin de Antalya’daki sorunların farkında olduğunu gösteriyor ancak çözüm yollarının ne kadar etkili olduğu hala tartışma konusu.
Antalya siyasetinin taşları okey masasında döşenmiş mi?
Evet, yapılan analizlere göre Antalya siyasetinde, özellikle AK Parti’nin 2019 yerel seçimlerindeki aday belirleme süreçleri ve parti içi dinamikleri incelendiğinde, kararların büyük ölçüde dar bir çevre tarafından, kamuoyundan ve parti tabanından uzak bir şekilde alındığı ve bu durumun “okey masası” metaforuyla ifade edilen informal etkileşimlerle şekillendiği yönünde güçlü iddialar bulunmaktadır.
