İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılmasına yönelik müzakerelerde ABD’yi hedef alan çarpıcı açıklamalarda bulundu. Hatibzade, Washington’ın anlaşmayı baltalayan iç bölünmeler ve tutarsız politikalar nedeniyle “kendiyle müzakere ettiğini” öne sürerek, sürecin tıkanmasında ABD’nin kararsızlığını ve aşırı taleplerini gerekçe gösterdi.
Hatibzade’nin açıklamaları, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen nükleer anlaşmayı yeniden işler hale getirme çabalarının son aşamasına girildiği bir dönemde geldi. Tahran, anlaşmanın geleceğine ilişkin topun artık ABD’de olduğunu ve gerçekçi bir yanıt beklediğini belirtiyor.
Müzakerelerdeki Çıkmaz ve ABD’nin Kararsızlığı
Pazartesi günü yaptığı basın toplantısında konuşan Sözcü Hatibzade, ABD yönetiminin “tutarsız ve istikrarsız” bir yaklaşım sergilediğini vurguladı. Hatibzade’ye göre, ABD Dışişleri Bakanlığı ile diğer Amerikan kurumları arasındaki iç anlaşmazlıklar, ülkenin müzakerelerdeki konumunu belirsizleştiriyor ve anlaşma sürecini baltalıyor. İranlı yetkili, bu durumu “ABD kendiyle müzakere ediyor” şeklinde özetledi.
Hatibzade, İran’ın kendi yanıtlarını sunduğunu ve “iyi, güçlü ve sürdürülebilir bir anlaşmaya” hazır olduğunu defalarca dile getirdiğini belirtti. İran’ın müzakerelerdeki kırmızı çizgilerinin çok net olduğunu ve bu çizgilerden asla taviz vermeyeceklerini de sözlerine ekledi.
İran’ın Temel Talepleri ve Kırmızı Çizgileri
Tahran, nükleer anlaşmanın yeniden tam olarak uygulanabilmesi için iki temel şartın karşılanmasını talep ediyor:
- ABD’nin anlaşmadan gelecekte tek taraflı olarak çekilmeyeceğine dair güvenceler vermesi.
- İran’a yönelik tüm yaptırımların tam ve etkin bir şekilde kaldırılması.
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan da yakın zamanda AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ve Katar Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmelerde Tahran’ın bu pozisyonunu yinelemişti. İran, ABD’nin 2018’de dönemin başkanı Donald Trump tarafından anlaşmadan çekilmesini ve ardından uygulanan ağır yaptırımları unutmadığını ve benzer bir durumun tekrarlanmasını engellemek için sağlam garantiler istediğini vurguluyor.
AB’nin Aracı Rolü ve Son Gelişmeler
Nükleer müzakereler, Avrupa Birliği’nin koordinatörlüğü ve arabuluculuğuyla Viyana’da dolaylı olarak yürütülüyor. İran ile P5+1 ülkeleri (ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve Almanya) arasında devam eden bu görüşmelerde AB, taraflar arasında köprü kurmaya çalışıyor. Son olarak, ABD ve İran, AB tarafından sunulan bir metne yanıt vermiş, ancak Hatibzade’nin açıklamaları, taraflar arasındaki uzlaşmazlığın devam ettiğini gösteriyor.
Hatibzade, ABD’nin anlaşmanın orijinal metninde bulunmayan “aşırı talepler”de bulunduğunu iddia ederek, bu durumun müzakereleri daha da karmaşık hale getirdiğini ifade etti. İran, ABD’nin uluslararası hukuku hiçe sayan ve anlaşmaya aykırı tutumunu değiştirmesini bekliyor.
Sonuç olarak, Tahran, nükleer anlaşmanın akıbetiyle ilgili topun tamamen ABD’nin sahasında olduğunu ve Washington’dan kararlı, gerçekçi ve yapıcı bir siyasi karar beklediğini açıkça belirtiyor. İranlı yetkililer, kendi yükümlülüklerini yerine getirmeye hazır olduklarını, ancak ABD’nin de kendi iç çelişkilerini aşarak net bir duruş sergilemesi gerektiğini vurguluyor.
