İran, son dönemde Türkiye’de yaşanan ve İran vatandaşlarını hedef alan şüpheli ölümler ve olaylar zinciri üzerine Ankara’ya ortak bir soruşturma mekanizması kurulması çağrısında bulundu. Tahran yönetimi, bu trajik hadiselerin aydınlatılması, sorumluların belirlenmesi ve adaletin sağlanması konusunda Türkiye’den hızlı ve şeffaf adımlar beklediğini ifade etti. Bu çağrı, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde yeni bir gerilim konusu olarak öne çıkıyor.
İran’ın Ankara Büyükelçisi Mohammad Hassan Habibollahzadeh, Türkiye İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile bir araya gelerek yaşanan olaylar nedeniyle başsağlığı dileklerini iletti ve İran’ın derin endişelerini aktardı. Büyükelçi, olayların ortak bir mekanizma çerçevesinde incelenmesi teklifini sunarken, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasser Kanaani de Tahran’ın bu tür olaylara karşı ciddi kaygılar taşıdığını ve Türkiye’den adalet beklentisini yineledi.
Şüpheli Olaylar ve Diplomatik Baskı
Ortak soruşturma çağrısının ana nedenini, Türkiye’de hayatını kaybeden İran vatandaşlarının trajik vakaları oluşturuyor. Özellikle İstanbul’da bir apartman yangınında yaşamını yitiren İran vatandaşı Amir Razzaz ve yine İstanbul’da cinayete kurban giden Milad Cavad Serkani‘nin ölümleri, Tahran’ın güvenlik endişelerini katlayarak artırdı. İranlı yetkililer, bu olayların münferit olmaktan öte, “organize ve sistematik” bir yapıya işaret edebileceği şüphesini taşıyor.
Tahran’ın Türkiye’den Beklentileri
- Türkiye tarafından olaylara ilişkin kapsamlı, şeffaf ve hızlı bir soruşturma yürütülmesi.
- Sorumlu faillerin acilen tespit edilerek adalete teslim edilmesi.
- Hayatını kaybeden İran vatandaşlarının ailelerine gerekli tazminatın ödenmesi.
- Benzer olayların gelecekte yaşanmaması için gerekli güvenlik önlemlerinin alınması.
Ankara-Tahran Hattında Yoğun Diplomatik Mesai
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasser Kanaani, yaptığı basın açıklamasında Türkiye’deki İran vatandaşlarının güvenliğinin Tahran için mutlak bir öncelik olduğunu net bir dille vurguladı. Kanaani, “Son dönemde Türkiye’de bazı İran vatandaşlarının ölümüne neden olan olaylar şüpheli niteliktedir ve bizce bir terör operasyonu boyutunda olabilir. Bu konuların tüm kapsamının belirlenmesi için Türkiye ile ortak bir inceleme mekanizması oluşturmak istiyoruz,” ifadelerini kullandı. Kanaani ayrıca, organize suç ve terör unsurlarının bu tür olaylarda rol oynayabileceği iddialarını da gündeme getirerek konunun hassasiyetini artırdı.
İran’ın Ankara Büyükelçisi Mohammad Hassan Habibollahzadeh‘in Türkiye İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya‘ya başsağlığı dileklerini iletmesi ve ortak soruşturma teklifini sunması, iki ülke arasındaki diplomatik trafiğin yoğunluğunu açıkça ortaya koyuyor. Öte yandan, Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi Derya Örs de İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Bagheri Kani ile bir araya gelerek ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu. Bu kritik görüşmelerde, İran vatandaşlarının güvenliği konusunun da ana gündem maddelerinden biri olduğu tahmin ediliyor.
Geçmiş Olaylar ve Vize Serbestisi Tartışması
İran, daha önce de Türkiye’de İran vatandaşlarını hedef alan şüpheli cinayetler ve saldırılar konusunda benzer endişelerini dile getirmişti. Bu tür tekrarlayan olaylar, iki komşu ülke arasındaki vize serbestisi gibi hassas konuları da yeniden gündeme getiriyor. Türkiye’ye vizesiz seyahat edebilen İran vatandaşlarının sayısının yüksek olması, bazı çevrelerce güvenlik riskleri açısından tartışma konusu yapılmakta. İran yönetimi, vatandaşlarının can güvenliğinin sağlanması konusunda Türkiye’nin üzerine düşeni eksiksiz yapmasını beklerken, bu olayların ikili ilişkilere olumsuz yansımalar yapmasından derin endişe duyuyor.
Tahran, Türkiye’deki adli ve güvenlik makamlarının bu olayları “ciddi ve hızla” takip etmesini, şeffaf bir şekilde bilgi paylaşımında bulunmasını ve sorumluları adalete teslim etmesini talep ediyor. Bu gelişmeler, uzun yıllardır süregelen iyi komşuluk ilişkilerinin bu tür hassas güvenlik ve adli konular üzerinden yeniden sınanmasına yol açıyor.
