Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı’nda, İkizköy ve Çamköy mahallelerinde kömür madeni genişlemesi için başlatılan acele kamulaştırma sürecine karşı köylülerin ve çevrecilerin mücadelesi yeni bir aşamaya girdi. Danıştay 6. Dairesi, söz konusu acele kamulaştırma kararının yürütmesinin durdurulması talebini reddederek, bölgedeki gerilimi daha da tırmandırdı.
Bölge halkı, yaşam alanlarını ve geçim kaynaklarını tehdit eden bu karara karşı 2021 yılından bu yana direniyor. Özellikle Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali’ne kömür sağlamak amacıyla ormanlık alanların ve tarım arazilerinin maden sahasına dahil edilmek istenmesi, kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Akbelen Direnişi ve Hukuki Süreç
Akbelen Ormanı’ndaki direniş, 2021 yılının Temmuz ayında Muğla 1. İdare Mahkemesi’nin, orman kesim iznine karşı açılan davada yürütmeyi durdurma kararı vermesiyle önemli bir zafer kazanmıştı. Ancak mücadele, bu kez farklı bir cephede, acele kamulaştırma kararı üzerinden devam etti.
Acele Kamulaştırma Kararı Ne Zaman Alındı?
Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü’nün başvurusu üzerine, İkizköy ve Çamköy mahallelerindeki 190 bin metrekarelik şahıs ve Hazine arazisinin acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı, 11 Nisan 2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Bu karar, bölge halkı için yeni bir şok etkisi yaratmış, zeytinlik ve tarım arazilerini içeren bu toprakların maden sahasına katılmasının önünü açmıştı.
Köylüler Hukuk Mücadelesini Nasıl Sürdürdü?
Kararın yayımlanmasının ardından köylüler, acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle 9 Mayıs 2023 tarihinde dava açtı. Aynı zamanda, kamulaştırmanın olası geri dönülmez etkilerini önlemek amacıyla 11 Mayıs 2023 tarihinde Danıştay’dan yürütmeyi durdurma talebinde bulundular. Bu talep, 22 Haziran 2023 tarihinde Danıştay 6. Dairesi tarafından reddedildi.
Danıştay Kararının Anlamı ve Bölge Halkının Tepkisi
Danıştay’ın yürütmeyi durdurma talebini reddetmesi, acele kamulaştırma işlemlerinin devam edebileceği anlamına geliyor. Köylüler, bu kararın kendileri için büyük bir hayal kırıklığı olduğunu belirtirken, topraklarını ve geçim kaynaklarını kaybetme endişesiyle sarsıldı. İkizköy Muhtarı Durmuş Mutlu, karara tepki göstererek, adaletin tecelli etmediğini ve topraklarının özel bir şirketin çıkarına peşkeş çekildiğini dile getirdi.
Akbelen köylüleri ve çevreciler, kamulaştırılmak istenen arazilerin tarım için hayati önem taşıdığını ve geçimlerini zeytincilik ve tarımdan sağladıklarını vurguluyor. Ayrıca, 2014 yılından bu yana 740 dönümlük Akbelen Ormanı’nın maden sahası genişletmesi nedeniyle yok edildiği ve bu durumun bölgenin ekolojik dengesi üzerinde geri dönülmez tahribat yarattığı belirtiliyor. TEMA Vakfı da bölgedeki ağaçların kesilerek maden sahasına açılmasının ciddi çevresel felaketlere yol açacağı konusunda uyarılarda bulunuyor.
Danıştay’ın yürütmeyi durdurma talebini reddetmesiyle birlikte, köylülerin acele kamulaştırma kararının iptali için açtığı ana dava devam edecek. Bölge halkı ve aktivistler, hukuki süreçlerin yanı sıra direnişlerini de sürdürmekte kararlı olduklarını ifade ediyor.
