Hakkındaki cinsel taciz ve insan kaçakçılığı suçlamalarıyla tutuklu bulunan milyarder finansçı Jeffrey Epstein’ın Metropolitan Cezaevi’ndeki ölümüne ilişkin otopsi raporunun ayrıntıları kamuoyuyla paylaşıldı. New York Şehri Baş Tıbbi Mümeyyizi Dr. Barbara Sampson, Epstein’ın ölüm nedenini “asılarak intihar” olarak açıklarken, raporda boynunda kırıklar tespit edilmesi tartışmaları alevlendirdi.
10 Ağustos 2019 tarihinde hücresinde ölü bulunan Epstein’ın durumu, mağdurlar, hukuk çevreleri ve kamuoyu nezdinde büyük bir soru işaretine dönüşmüştü. Resmi otopsi sonuçları, asılma eyleminin intihar olduğuna işaret etse de, tespit edilen bazı bulgular bağımsız uzmanların farklı yorumlar yapmasına neden oldu.
Otopsi Raporunda Neler Var?
- Resmi Ölüm Nedeni: New York Şehri Baş Tıbbi Mümeyyizi Dr. Barbara Sampson, Epstein’ın ölümünü “asılarak intihar” olarak kayıtlara geçirdi. Bu açıklama, federal soruşturmanın ardından yapıldı.
- Boyun Kemiklerinde Kırıklar: Otopsi raporunda, Epstein’ın boyun kemiklerinde, özellikle hiyoid kemiği ve tiroid kıkırdağında kırıklar olduğu belirtildi. Bu tür kırıklar, adli tıp uzmanları için önemli bir bulgu niteliği taşıyor.
- Asılma Şekli: Sampson, asılmanın Epstein’ın hücresinde intihar amaçlı gerçekleştiği sonucuna vardı. Ancak bu bulgular, bazı uzmanlarca boğulma veya cinayet ihtimalini de akla getirdiği için tartışma yarattı.
Bağımsız Uzmanın Yorumu Tartışmaları Alevlendirdi
Epstein’ın kardeşi tarafından görevlendirilen bağımsız adli patoloji uzmanı Dr. Michael Baden, otopsi raporundaki boyun kırıklarının intihardan ziyade cinayete işaret edebileceğini öne sürdü. Dr. Baden, bu tür kırıkların genellikle “boğulma” vakalarında görüldüğünü ve asılarak intihar eden kişilerde bu denli şiddetli kırıklara daha az rastlandığını belirtti. Onun yorumları, Epstein’ın ölümüyle ilgili komplo teorilerini ve şüpheleri yeniden gündeme getirdi.
Dr. Baden, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Boyundaki kırıklar, özellikle hiyoid kemiğindeki kırıklar, asılarak intihar vakalarında nadirdir. Bunlar, daha çok elle boğulma veya başka birinin uyguladığı bir şiddet eylemi sonucunda ortaya çıkabilir. Bu, tam bir boğulma vakasıdır ve olay yeri soruşturması tamamlanana kadar intihar kararı erken alınmıştır.”
Cezaevindeki İhlaller ve Soruşturma
Jeffrey Epstein’ın ölümü, aynı zamanda Metropolitan Cezaevi’nin güvenlik zafiyetlerini ve denetim eksikliklerini de gözler önüne serdi. Epstein’ın intihar gözetiminden çıkarılmasından kısa bir süre sonra ölmesi, gözetiminden sorumlu gardiyanların görevlerini aksattığı iddialarını güçlendirdi. Olayla ilgili olarak iki gardiyan hakkında iddianame hazırlanmış ve cezaevi yönetimi hakkında federal düzeyde geniş çaplı bir soruşturma başlatılmıştı.
Epstein, ölümüyle birlikte hakkında süren ve aralarında çocuk istismarı ile seks ticareti gibi ciddi suçlamaların bulunduğu davaların düşmesine neden oldu. Bu durum, mağdurlar ve kamuoyu nezdinde adaletin tam olarak tecelli edemediği yönünde derin bir hayal kırıklığı yarattı. Epstein’ın bağlantılarının genişliği ve suç ağının karmaşıklığı göz önüne alındığında, ölümüyle birlikte birçok sırrın da mezara gittiği düşüncesi yaygınlığını koruyor.
Gelecek Süreç ve Hukuki Boyut
Epstein’ın ölümüyle ilgili federal soruşturma ve bağımsız adli uzmanların yorumları arasındaki farklılıklar, olayın karmaşıklığını ve kamuoyundaki şüpheleri artırıyor. Adalet Bakanlığı ve FBI, Epstein’ın ölümüyle ilgili tüm koşulları araştırmaya devam ederken, davada adı geçen diğer şüphelilere yönelik hukuki süreçler farklı boyutlarda ilerliyor. Mağdurların avukatları, Epstein’ın ortaklarının ve suç şebekesinin tam olarak ortaya çıkarılması için mücadelelerini sürdürüyor.
