On yılı aşkın süredir devam eden Suriye iç savaşı, milyonlarca insanın hayatına mal oldu, ülkenin altyapısını yerle bir etti ve bölgesel güç dengelerini kökten değiştirdi. Çatışmanın bu aşamasında, doğrudan bir zafer ilan edebilecek bir taraf olmasa da, uluslararası ve yerel birçok aktör için belirli kazanımlar ve kayıplar söz konusu oldu. Peki, bu yıkımın ardından Suriye’de net kazananlar ve kaybedenler kimlerdir? Durum karmaşık olmakla birlikte, bazı aktörler stratejik hedeflerine ulaşırken, diğerleri büyük bedeller ödedi ya da tamamen başarısız oldu.
Esad rejimi varlığını sürdürerek en büyük “kazananlardan” biri gibi görünse de, ülkenin parçalanmışlığı ve yabancı güçlerin etkisi altında oluşu bu zaferi gölgeliyor. Öte yandan Rusya ve İran, bölgedeki nüfuzlarını artırırken, Türkiye sınır güvenliği konusunda önemli adımlar attı. ABD ve Körfez ülkeleri ise stratejik hedeflerine ulaşmakta zorlandı. Bu analiz, Suriye’deki karmaşık denklemi aktörler bazında irdeleyerek, her birinin yaşadığı değişimleri ortaya koyuyor.
Genel Bakış: Yıkımın Gölgesinde Stratejik Hesaplaşma
Suriye çatışması, 21. yüzyılın en yıkıcı krizlerinden biri olarak tarihe geçti. Ülkenin demografisi değişti, şehirleri harabeye döndü ve halkı büyük acılar çekti. Bu insani felaketin ardında, bölgesel ve küresel güçlerin kendi stratejik çıkarları doğrultusunda yürüttüğü bir satranç oyunu yatıyordu. Bu oyunun sonunda, her aktörün defterine hem artılar hem de eksiler yazıldı.
Suriye Rejimi: Bekadan Gelen Zafer mi, Yıkımdan Doğan Hayatta Kalma mı?
Beşar Esad liderliğindeki Suriye rejimi, birçoklarının düşmesinin kaçınılmaz olduğunu düşündüğü bir noktadan, ülkenin büyük bir kısmını, özellikle de büyük şehirleri ve nüfus yoğun bölgelerini geri almayı başardı. Bu, Rusya ve İran’ın kapsamlı askeri ve siyasi desteği sayesinde mümkün oldu.
- Kazanımlar:
- Rejimin varlığını sürdürmesi ve Esad’ın iktidarda kalması.
- Ülkenin önemli bölgeleri üzerinde kontrolün yeniden sağlanması.
- Uluslararası alanda meşruiyetini korumaya çalışması.
- Kayıplar:
- Ülke nüfusunun yarısından fazlasının (ölü, göçmen, mülteci) kaybedilmesi.
- Ekonominin tamamen çökmesi ve altyapının tahrip olması.
- Egemenliğin, ülkedeki yabancı güçlerin (Rusya, İran, Türkiye, ABD) varlığı nedeniyle büyük ölçüde aşınması.
- Ülkenin fiilen parçalanmış bir halde kalması.
Uluslararası Güçlerin Hesapları
Rusya: Ortadoğu’daki Artan Etki ve Askeri Gövde Gösterisi
Suriye’deki müdahalesiyle Rusya, bölgesel ve küresel siyasetteki konumunu güçlendirdi.
- Kazanımlar:
- Akdeniz’de sıcak denizlere (Tartus deniz üssü) kalıcı erişim ve askeri varlık.
- Ortadoğu’daki etkinliğini artırma ve ABD’nin nüfuzunu dengeleme.
- Modern askeri kabiliyetlerini sergileme ve yeni silah anlaşmaları yapma fırsatı.
- Bölgesel enerji ve boru hattı projelerinde kilit bir oyuncu olma.
- Kayıplar:
- Müdahalenin yüksek maliyeti ve insan kayıpları.
- Uzun vadeli bir bataklığa saplanma riski.
İran: Şii Hilali’nin Genişlemesi ve Stratejik Derinlik
İran, Suriye’deki varlığını, bölgesel stratejik hedeflerine ulaşmak için kullandı.
- Kazanımlar:
- Lübnan’a (Hizbullah aracılığıyla) uzanan kara koridoru oluşturma.
- Bölgedeki Şii nüfuzunu ve “Şii Hilali”ni genişletme.
- Suriye’de kalıcı askeri üsler kurma ve askeri varlığını artırma.
- Bölgesel güç olarak konumunu pekiştirme.
- Kayıplar:
- Savaşın getirdiği mali yük ve uluslararası yaptırımların derinleşmesi.
- İsrail ile Suriye toprakları üzerinden vekalet savaşının yoğunlaşması.
- İnsan ve kaynak kaybı.
Türkiye: Sınır Güvenliği ve Bölgesel Çıkmazlar
Türkiye, Suriye’deki temel önceliği olan sınır güvenliğini sağlamak için çeşitli askeri operasyonlar yürüttü.
- Kazanımlar:
- Sınırında PKK/YPG’nin kontrolünde özerk bir Kürt oluşumunun engellenmesi.
- Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı operasyonlarıyla belirli bölgelerde güvenlik şeridi oluşturulması.
- Rusya ile ilişkilerin geliştirilmesi ve diplomatik esnekliğin artırılması.
- Kayıplar:
- Milyonlarca Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapmanın getirdiği sosyo-ekonomik yük.
- IŞİD ve PKK/YPG gibi terör örgütlerinden kaynaklanan sürekli güvenlik tehditleri.
- ABD ve NATO müttefikleriyle ilişkilerde yaşanan gerilimler.
- Suriye muhalefeti üzerindeki etkisini büyük ölçüde kaybetmesi.
- Askeri operasyonların yüksek maliyeti ve şehitler.
ABD: Etkisini Yitiren Süper Güç ve Belirsiz Stratejiler
ABD’nin Suriye politikası, hem başarılar hem de ciddi stratejik hatalar içerdi.
- Kazanımlar:
- IŞİD’in bölgesel toprak kontrolünün sona erdirilmesi.
- YPG/SDG üzerinden Türkiye üzerinde kısmi bir kaldıraç elde etme.
- Kayıplar:
- Bölgedeki nüfuzunu Rusya ve İran’a kaptırma.
- Esad rejimini devirme hedefine ulaşamama.
- Türkiye ile ilişkilerde büyük gerilimler ve NATO içindeki çatlaklar.
- Stratejisinin belirsizliği ve sık değişen politikalar.
- Müdahalenin yüksek maliyeti.
İsrail: İran Tehdidi ve Güvenlik Endişeleri
İsrail için Suriye, İran’ın bölgedeki askeri varlığına karşı bir savaş alanı oldu.
- Kazanımlar:
- İran’ın Golan Tepeleri sınırına doğrudan konuşlanmasını engelleme çabaları.
- Hizbullah’ın Suriye üzerinden silah akışını ve askeri kapasitesini hava saldırılarıyla kısıtlama.
- Kayıplar:
- İran’ın Suriye’deki genel askeri varlığının artması.
- İran ve vekillerinden kaynaklanan sürekli güvenlik tehdidi.
- Bölgesel güvenlik ortamının uzun vadede daha karmaşık hale gelmesi.
Körfez Ülkeleri: Misyon Başarısızlığı ve Artan İran Etkisi
Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleri, Suriye’de Esad karşıtı muhalefeti destekleyerek İran’ın etkisini kırmayı hedeflemişti.
- Kayıplar:
- Esad rejimini devirme hedefine ulaşamama.
- Bölgedeki nüfuzlarını İran’a kaptırma.
- Harcanan devasa kaynakların boşa gitmesi.
- Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olamama.
Avrupa Birliği: Mülteci Krizi ve Bölgesel İstikrarsızlık
Avrupa Birliği, Suriye kriziyle doğrudan coğrafi bir komşu olmasa da, ağır sonuçlarıyla yüzleşti.
- Kayıplar:
- Suriye’den kaynaklanan büyük mülteci akını ve iç siyasi gerilimler.
- Bölgesel istikrarsızlığın AB’nin güvenliğine doğrudan tehdit oluşturması.
- Suriye’deki siyasi çözüm sürecine etkili bir şekilde müdahil olamama.
Yerel Aktörlerin Akıbeti
Suriyeli Kürtler (YPG/SDG): Özerklik Hayali ve Varoluşsal Tehditler
Suriye Kürtleri, savaşın ortasında kendileri için bir otonomi alanı yaratma fırsatı buldular.
- Kazanımlar:
- Kuzey Suriye’de (Rojava) fiili bir özerk yönetim kurma.
- IŞİD’e karşı mücadelede uluslararası (özellikle ABD) destek ve tanınma.
- Askeri kapasitelerini artırma.
- Kayıplar:
- ABD tarafından terk edilme hissi ve Türkiye’nin sürekli askeri tehdidi altında olma.
- Gelecekteki statülerinin belirsizliği ve topraklarının parçalı yapısı.
- Denize çıkışı olmayan ve büyük güçlerin pazarlık konusu olabilecek bir coğrafyada sıkışma.
Suriye Muhalefeti: Parçalanma ve Sona Eriş
Esad rejimine karşı ayaklanan muhalif gruplar, savaşın en büyük kaybedenlerinden biri oldu.
- Kayıplar:
- Uluslararası desteğin azalması ve parçalanma.
- Sadece küçük coğrafi alanlara (İdlib gibi) sıkışma.
- Hedeflerine ulaşamama ve büyük insan kayıpları.
- İç ve dış aktörler tarafından kendi çıkarları için kullanılıp terk edilme.
IŞİD: Toprak Kaybı Ama Kalıcı İdeoloji
Tüm dünyanın hedefi haline gelen IŞİD, askeri olarak büyük bir darbe aldı.
- Kayıplar:
- Suriye ve Irak’taki tüm toprak kontrolünü kaybetme.
- Lider kadrosunun büyük ölçüde etkisiz hale getirilmesi ve örgütsel yapının zayıflaması.
- Kazanımlar (geçici):
- Kısa süreliğine büyük bir “halifelik” kurarak dünya çapında terör estirme.
- Kalıcı Tehdit:
- İdeolojisinin hala varlığını sürdürmesi ve “uyuyan hücreler” aracılığıyla tehdit oluşturması.
Son Haliyle Suriye’de Kazananlar ve Kaybedenler Kimlerdir?
KESİN CEVAP: Suriye’deki çatışma, herkes için yıkıcı sonuçlar doğurmuş olsa da, bazı aktörler stratejik hedeflerine ulaşırken, diğerleri büyük kayıplar yaşadı. Esad rejimi, hayatta kalarak ve ülkenin önemli bölgelerini geri alarak varlığını sürdürme hedefine ulaştığı için teknik olarak bir kazanan kabul edilebilir, ancak bunu yıkılmış bir ülke ve kaybedilmiş egemenlik pahasına yaptı. Rusya ve İran, bölgedeki nüfuzlarını ve askeri varlıklarını kalıcı olarak artırarak net kazananlar arasında yer almaktadır. Türkiye, sınırında bir Kürt devleti oluşumunu engelleyerek önemli bir güvenlik kazanımı elde etmiştir, ancak mülteci krizi ve artan güvenlik tehditleri büyük bedeller ödetmiştir. İsrail, İran’ın doğrudan sınırına yerleşmesini kısmen engellemiştir. Diğer taraftan, ABD, bölgesel nüfuzunu kaybeden ve politikaları belirsizleşen en büyük kaybedenlerden biridir. Körfez ülkeleri, Esad’ı devirme hedefine ulaşamayarak büyük kaynaklar kaybetmiştir. Suriye muhalefeti ve Suriye halkı ise, parçalanma, yıkım ve ölümle yüzleşerek tartışmasız en büyük kaybedenlerdir. Suriyeli Kürtler (YPG/SDG), kısa süreli bir özerklik kazanmış olsalar da, gelecekteki statüleri belirsiz ve sürekli tehdit altındadırlar, bu da onları kazananlar listesinden çok kaybedenlere yaklaştırmaktadır. IŞİD ise topraklarını kaybetse de, ideolojisi hala bir tehdit olarak varlığını sürdürmektedir.















